Geçende onunla ilgili bir yazı yazmıştım günlüğüme konuşuyorduk felan. Daha sonra konuşurken bana artık olmayacağını söyledi; belki de olur diye düşünmüştüm ama olmayacakmış. Bunu kendisi söyledi bana saygı duyduğunu ve benim durumum onu yüceltiyormuş. Aslında onu yüceltiyor beni de tam dersi durumuna düşürüyor. Durum böyle işte aslında ben arkadaşlığımızın devam etmesini belki olur diye düşünmüştüm ama olmadı. Aslında konuşurken bunun yüzde bir olasılıklı olduğunu biliyordum ama kendimi kandırıyordum diyebilirim. Çünkü kendimi kandırarak cesaretimi topluyordum veya kendim için doğrular üretiyordum. Her insanın bir doğrusu vardır; hayatta o doğrular büyük olan yanlışlıklarını kapatmaktadır zaten. Bu yüzden bizler bildiğimiz yoldan asla şaşmamaktayız.
Aslında bir iki sual sorarak bu yolun doğru mu yanlış mı olduğunu kendi kendimize tescil etmeliyiz. Çünkü bir günü biz bir kez yaşıyoruz ve yarını da 1 kez yaşacayacağız. Zamanı geriye döndürmek diye bir olasılığımız yoktur vakat ilerleyen zamanlarda geçmişte yaptığımız işlerin telefasini yapabiliriz. Ben hatadan dönsem ne olur gibi imalar da kullanabiliyoruz çoğu zaman ama geriye dönmek büyük bir ihtimalle mantıklıdır.
Her neyse konu nereden nereye geldi. Konuları sürekli açıklayarak yazıyorum bunun farkındayım. O benim durumumu anlıyormuş; çünkü o da benimle aynı durumdaymış. O da başkası ile ilgileniyormuş yani; ama o da cevabını alamıyormuş. Neyse bu onun kararı ve ben buna sonsuza kadar saygı duyarım. Çoğu zaman hayatta bizi mutluluktan alıkoyan şeylere zaten saygı duyuyoruz.
trgy.org * turgay
kişisel günlükten 30 haziran











