Dün özel bir sebepten dolayı köye gitmiştim, köyde bizim ev oldukça ıssız bir yerdedir. Dağların arasındadır ve etrafta sadece iki ev var (birisindeki yaşlı teyze Ankara’ya kızının yanına taşındı haklı da.) başka da bir Allah var. Neyse dedem sorular soruyor derdini anlatıyor ben cevaplıyorum. Derken elektrik konusuna geldik. 7 ayda sadece 15 lira fatura gelmiş, az yakarım az öderim çok yakarım çok öderim dedi.
Sürekli yaşıyoruz, şu hayatın tadını her geçen gün daha iyi alıyoruz ve sürekli kendimize bir sonuç çıkarıyoruz. Ardında ise hayatı bir şeylere benzetiyoruz bu bazılarında sürekli bir sanata dönüşmüştür. En basitinden örnek vermek gerekirse yeğen sözüyle hemen atılan ve hayat hakkında örneklemeler yapan Ramiz Dayı aklıma geliyor. Ara sıra benim de hayatı bir şeylere benzettiğim anlar hiç yok değil. Bugün aklıma takıldı sonrasında dedim; hayat çay taşımaya benzer eğer önüne bakarsan çayları dökersin. İşte bu söz geldi aklıma resimde yer alan çay ile ne alaka diye sorarsanız cevabını verdim. ……
Bu Pazar biraz fazla uyudum, yaz saati uygulaması olduğu için dershaneye bir saat erken gitmiş oldum. İlk defa geç kalmadım nedense, her neyse akşam oldu son saat hoca bıraktı. Derken gün öyle bitti, akşam galatasaray fenerbahçe derbisi vardı. Herkes aslan yener diyordu sonuç olarak kanarya bir gol atarak yendi. Bu arada kaleci Volkan dikkatimi çekti, gelen topu poposuyla tuttu. Neyse kafamda bir sürü düşünce var. ……
Bu hafta internete pek fazla giremedim, nedeni ise sınavların başlamasıydı. Zaten ara sıra yazdığım günlük yazılarına da bu durumu karalamıştım. Ama sonuç olarak artık tüm sınavlar bitti ve bundan böyle internete ve bloguma güzelce zaman ayırabilirim. Bu haftayı bitirdim ama durum pek iyi değil daha çok çalışmam gerekiyor bir çaresine bakarız artık. Her neyse haftanın son günü eve geldim. Blogu açtım beyaz bir sayfa geldi durumu çözemedim daha sonra Hostgator destek panelinden güzel olmayan ingilizcemle durumu sordum. ……
Canım pek günlük yazmak istemiyor, her şeyi anlamsız buluyorum nedense. Kısaca kendimi anlatan bir kaç şey yazdım ne iyi ne de kötü. ……
Sabah uyuya kalmışım, ağır ağır kendime geldim daha sonra yine hata bindim. Dışarıda hafiften yağmur havası vardı, dakikalar kala okula yetiştim. İlk iki saat boş geçti, ingilizce hocası rapor almış yine. Alması güzel, boş geçsin gitsin zaten sıkıcıydı. Öğlen oldu ve iki saat sonra arada bir boşluk oldu bir şeyler yedikten sonra dersaneye geçtik. Yine iki saat derse girdikten sonra akşam yedi oldu böylece bir günümü daha bitirdim. ……











